İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

PRİŞTİNE’DE TÜRKÇE EĞİTİME 25 YIL SONRA GELEN BAHAR

Türkçe eğitim olmadan, Kosova’da azınlık konumunda bulunan Türk toplumunun kimliğini, ulusal bilincini ve varlığını uzun vadede koruması mümkün değildir. Bu gerçek, Kosova’da yaşayan Türkler için, Türkçe eğitimin yapıldığı 75 yıldır tartışmasız bir ilke olarak kabul edilmektedir.

Bu ilkeye sadakatle sahip çıkan bilinçli ebeveynlerin, fedakâr öğretmenlerin ve ana dilde eğitim söz konusu olduğunda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Türkiye’nin yanı sıra yerel kurum ve kuruluşların özverisi sayesinde, Türklerin yaşadığı bazı belediyelerde bugün Türkçe eğitim adeta yeniden bahar yaşamaktadır.

Bu umut verici gelişmelerin en anlamlı örneklerinden biri, dün başkent Priştine’de yaşandı. Tam 25 yıl aradan sonra ilk kez, 45 öğrenciden oluşan 5. sınıf Türkçe eğitimi için ikinci bir şube açıldı. Böylece Türk öğrenciler, daha elverişli koşullarda, iki ayrı sınıfta eğitim görmenin mutluluğunu yaşadı.

Türkçe eğitimin Priştine’deki en köklü adreslerinden biri olan “Elena Gjika” İlköğretim Okulu, son yıllarda Türk Müdür Yardımcısı Agnesa Raşit Globoder ve özverili Türk öğretmenlerinin çabaları sayesinde Türk öğrenci sayısının istikrarlı biçimde arttığı bir eğitim kurumu haline geldi. Verilen emeğin karşılığı, bir sınıfın iki şubeye ayrılmasıyla somutlaştı.

45 öğrencinin sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında öğrenimlerini sürdürebilmesi için tüm imkanlar seferber edildi. KDTP, yerel kurumlar ve Türkiye’nin Priştine Büyükelçiliği el ele vererek ikinci sınıfın açılması için ortak bir irade ortaya koydu. Bu süreçte öne çıkan TİKA, okul bünyesindeki bir sınıfı tamamen yenileyerek modern eğitim araç ve gereçleriyle donattı.

İkinci bir 5. sınıfın açılması, yalnızca bugünün değil, yarının da müjdecisi oldu. Bu gelişmeyle birlikte, önümüzdeki eğitim yılında 6., 7., 8. ve 9. sınıflarda da Türkçe eğitimin ikişer şube halinde sürdürülmesinin yolu açıldı. Bu durum, Priştine’de Türkçe eğitimin yeniden güç kazanacağının açık bir göstergesidir.

Türk öğrenci sayısının yetersizliği nedeniyle zor günler yaşayan Mitroviça, Gilan, Vıçıtırın ve Doburçan gibi yerleşimlerde de benzer bir canlanmanın yaşanmasını umut ediyoruz. Türk toplumu olarak kolektif bilincin gerektirdiği şekilde hareket etmeli, Türkçenin yaşatılmasını sağlayan ana dilde eğitime mevcut tüm imkanlarımızı yönlendirmeliyiz. Bu belediyelerde de en kısa sürede Türk öğrenci sayısının artmasına yönelik sevindirici gelişmelerin yaşanması, hepimizin ortak temennisidir.

Azınlık konumundaki bir toplumun ayakta kalabilmesi, ilerleyebilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmesi, her şeyden önce eğitimle mümkündür. Kosova’daki Türk toplumu söz konusu olduğunda ise Türkçe eğitim, tartışmasız biçimde en hassas ve en hayati alanların başında gelmektedir.

Türkçe eğitim, Türk kimliğinin atar damarıdır. Bu damarın zayıflaması ya da tıkanması, bu topraklarda Türk varlığının sona ermesi anlamına gelir. Kimliğin, kültürün ve toplumsal hafızanın korunmasının tek ve vazgeçilmez yolu ise ana dilde eğitimdir.

Ercan Kasap

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir