İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Von der Leyen’in yeniden seçilmesini engelleme talebi reddedildi

Brüksel mahkemesi, Belçikalı lobici Frederic Baldan’ın, ABD’li Pfizer şirketi ile tartışmalı bir Kovid-19 aşısı satın alma anlaşmasına dahil olduğu iddialarına rağmen, Ursula von der Leyen’in Avrupa Komisyonu başkanlığına yeniden atanmasına karşı iddialarını reddetti.

Von der Leyen’i yeniden aday gösteren Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) temsilcilerinin duruşması geçtiğimiz Cuma günü planlanmıştı ancak duruşmaya katılmadılar. Bunun ardından, prosedürdeki yargıç bunun bir “acil durum” olduğuna hükmetti ve yalnızca AB ile Çin arasındaki ilişkilerde uzmanlaşmış tanınmış Belçikalı lobici olan davacı Baldan’ı dinlemeye karar verdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında Baldan, von der Leyen hakkında Belçika’nın Liège kentindeki bir mahkeme önünde, yetkiyi kötüye kullanma, resmi belgelerin imhası ve Pfizer’den aşı tedarikine ilişkin sözleşmeyle ilgili yolsuzluk suçlamalarıyla suç duyurusunda bulunmuştu. SMS iletişimi yoluyla ulaştı. Baladan’ın avukatına göre, bu arada davaya aralarında bireyler, siyasi partilerin yanı sıra iki AB üye ülkesi Macaristan ve Polonya’nın da bulunduğu yaklaşık 500 kuruluş daha katıldı.

Bu davanın Liege’deki Mahkeme önündeki duruşması geçen ay planlandı ancak daha sonra bu yılın Aralık ayı başına ertelendi.

Bunun üzerine Baldan, Von der Leyen’in yeniden seçilmesinin engellenmesi talebiyle Brüksel’deki Mahkeme önünde özet prosedür başlattı. Mahkeme, davanın, Birlik’te üst düzey mevkilerde bulunanların isimlerinin bu öğleden sonra belirlenecek olan AB zirvesi öncesinde görülmesine karar vererek, von der Leyen’in yeniden atanmasının engellenmesi talebinin reddine karar verdi.

Baldan, von der Leyen’in yeniden seçilmesi ve AB İhbar Direktifi kapsamında koruma talep etmesi halinde kendisinin ve Liege Court’taki yargılamalardaki diğer davacıların “misillemeyle karşı karşıya kalabileceklerini” iddia ediyor.

Brüksel Mahkemesi, Baldan’ın bu talebini, “acil kararı haklı çıkaracak ciddi bir önyargı veya ciddi rahatsızlık yaratma riski oluşturmadığı” değerlendirmesinde bulunarak reddetti.

Ancak Baldan ve avukatı, kendisinin “muhbir” olarak kabul edilmek için gereken şartları taşıdığı konusunda ısrar ediyor. Baldan’ın avukatı, mahkemenin davacının neden kendisinin “muhbir” olarak değerlendirilmesi gerektiğini kanıtlaması gerektiği yönündeki kararından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, böyle bir gerekliliğin AB İhbar Direktifi’ne ve Belçika yasalarına aykırı olduğunu belirtti.

Davacının Brüksel’deki Mahkeme kararına itiraz edeceğini duyurdu ve kararın, Avrupa Parlamentosu’nda Fon Sağlayıcı Leyen’in önümüzdeki ay yapılması planlanan yeniden seçilmesi oylamasından önce verilmesini umduğunu ifade etti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir