İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SANCAK’IN BOŞNAK KARAKTERİNİN KORUNMASINDA KUÇ AŞİRETİ

KUÇ AŞİRETİ SANCAK’IN BOŞNAK KARAKTERİNİN KORUNMASINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI,

Viyana Savaşı (1683) sırasında ve özellikle 1689’da Avusturyalıların saldırısına uğrayan Bosna Eyaleti’ndeki Boşnakların büyük acılarına rağmen Kuç kabilesi Sancak hakimiyetinin güçlendirilmesinde, korunmasında ve sürdürülmesinde çok önemli bir rol oynadığı, Boşnak etnik çekirdeğini korumayı başardI.

Tüm dağ kabileler arasında Kuçlar, kabile genişlemesinde en büyük başarıyı elde ettiler ve 17. İle 18. yüzyıllarda, güneybatıdaki Hayle Dağı’ndan Ibarski Kolaşin’deki Rogozna’nın eteklerine ve güneyde Drenica’nın kuzey kesimleri, aşiret ve kardeşlik teşkilatlarını yeni bir vatana taşıdılar.

Kuç köyleri ve mezraları, ana kabile kuşağının dışında bulunuyordu, ancak, kural olarak, Pelter ve Drenica’dan kuzeydeki Javor dağına kadar, birbirlerinden kısa bir mesafede bulunuyorlardı.

İbar vadisindeki, aynı zamanda Peşter’deki ve Drenica köylerindeki Kuç göçmen çekirdek nüfusu, daha önce önemli sayılarda İslam Dini’ne geçti, ancak bu süreç 18. yüzyılın birinci ve ikinci yarısında daha da yoğunlaştı.

İslam Dini’nin İbar vadisindeki daha sonra gelen Kuç yerleşimciler arasında yayılmasının ana sebebi, muhtemelen ataları Ali’nin o bölgeye yerleşmesinden kısa bir süre sonra Rojaye’de onlara Paşa rütbeleri verilecek olan ve torunlarına tüm aşağı İbar üzerinde kalıtsal bir güç sağlayan Kuç aşiretinin Ganiç ailesine aitti.

Ganiç sülalesi Müslümanları, yeni gelenlere ve yeni gelen aşiretlere güvenerek güçlerini genişletip tesis ettiler, böylece kısa sürede herkes için İslam Dini’ne ait olan, manevi bir ayrıcalık olmanın yanı sıra iktidara katılım ve Ganiçler tarafından kurulan hiyerarşinin hızlı yükseliş getirdiği anlaşıldı.

Müslüman aşiretler tarafından koruma, veya hizmet ile can gğvenliğinin sağlanması, kan davalarından kaçınma ve yoksulluk, daha sonra Müslüman olmayan diğer Kuçların de İslam’a geçmesi için ana neden oldu ve İbar’da daha da güçlü ve daha çok sayıda Kuç kabile çekirdeği yaratıldı.

Kısa bir süre önce ve özellikle 1774’te diğer Kuçların dağılmasından sonra, bu kabilenin Sancak’a göç eden Ortodoks üyeleri, İbar Vadisi’nden İslam inancına sahip aşiretlerle ittifak halinde, batı ucundaki birçok köyde mevcut nüfusa katılarak, onların yapısını yeniden oluşturdu ve Ibar Kolaşin’in batı ucundan güneybatıda Novi Pazar’a ve kuzeyde Javor’a kadar sayılarını artırdılar.

Orlje, Oraš, Vesnić, Jezgrović, Đerekar, Pružanj, Biševo, Žabren, Šipče, Banja, Ilidža, Vrbasić, Gorandža, Knežević, Nadumk ve Branja, Bobovik, Gluhavica, Piskgovina, Pokrja köylerinde Kuç yerleşimcileri hakimiyet kurdular ve böylece güneydeki İbar kabile çekirdeğinden kuzeydeki Sırp sınırına kadar bir Müslüman Kuç köyleri zinciri oluşturdular.

Kuç köylerinin tamamen (Boşnaklara) dönüştürülmesi, muhtemelen kabile çoğunluğunun etkisi altında kolektif ve periyodik İslamlaşmanın bir kombinasyonunun ve diğer kökenlerden komşuların sistematik olarak, dine bakılmaksızın, kabile genişleme ilkelerine tam olarak uygun şekilde bastırılmasının bir sonucudur.

Drobnyklar, Vasoyeviçler, Bratonoziçler, Byelopavliçler, Rovaçlar ve Moraçalar gibi diğer dağ kabilelerinden daha önc gelen eski göçmenlere göre yeni gelen göçmenler, yeni vatanlarında Kuçlara göre İslam Dini’ne daha az duyarlıydılar ve İslamlaşmaları genellikle bireyseldi, çünkü muhtemelen bu kabile üyeleri Kuçlar örneğinde olduğu gibi, henüz Müslüman olmayan ilk mensuplarının etrafında toplanacağı ve sonra Kuçların örneğini izleyerek İslam’ı kabul ettiler. Böylece Müslüman çekirdeği daha güçlendirdiler.

Kuç Müslümanları, Viyana Savaşı’nın (1683) dehşetinden kurtulan eski Sancak Boşnak etnik çekirdeği ile birlikte, daha sonra Bosna’dan ve başka yerlerden bir yığın Boşnak muhacir ile birleşerek, Sancak’ta kimsenin asimile edemeyeceğine sağlam bir Boşnak çoğunluk yarattı. Sancak topraklarındaki daha küçük etnik grupları Boşnak kimliğine asimile edilip onların aralarında erimesini sağladılar.

Sancak’ın Müslüman nüfusunun geri kalan Kliment, Hot, Şkriyely ve Şalye gibi Malisor bölgesi kabileleri Arnavutlardan oluşuyordu. En çok Kliment’in etrafında toplanmışlar, bu bölgede hakim olmaya çalışmışlar, ancak bunu yapmaları Kuç Müslümanları ve yerli Boşnak nüfusu ile köy zincirleri tarafından engellenmiştir.

Ortodoks ve Müslüman dağ nüfusunun etnik duvarını aşamamasının yanı sıra, Sancak’taki Arnavutlar, 20. yüzyılın başlarına kadar Boşnak nüfusunun büyük bir kısmında asimilasyona uğrayarak Boşnaklaşırken Kosova’da ise çok sayıda Boşnak asimile olup Arnavutlaşmıştı.

(Yazan: Esad Rahić)

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir